Sağlık kaynağı üç meyve

Yazın gelmesiyle içine girilemeyen kıyafetlere sığabilmek için çeşitli çözüm yolları ararız. İlk aklımıza gelen çözüm de beslenme şeklini gözden geçirmektir. Derhal kararlar verilir, alışveriş listeleri çıkar ortaya ve “Daha çok sebze meyve yiyeceğim”, “Şekeri yağı azaltacağım” diye işe başlanır. Kışın soğuğundan yükselmeye başlayan hava sıcaklığının etkisini azaltmak adına meyve alışverişi ön plana geçer.

Yazın başlangıcında özellikle üç meyve; kayısı, karpuz ve kiraz, günlük hayatımıza girmeye başlar. Bunların hepsi de aslında kendi başlarına birer sağlık kaynağıdır.

LİF KAYNAĞI: KAYISI
Çoğumuzun şu sıcak yaz günlerinde severek yediği kayısının meyveler arasında ayrıcalıklı bir yeri var kuşkusuz. Kayısının demirbaş gıdalardan biri olduğu Himalayaların Hunza Vadisi’nde yaşayanlar, 100 yaşını görmeleriyle ün yapmışlar.

Kanser düşmanı ‘Kumato’ Türkiye'de

İlk kez İspanya'da üretilen ve ‘Akdeniz domatesi’ olarak bilinen Kumato, Türkiye'de de Antalya'da üretildi. Kahverengi görüntüsü ve lezzetiyle öne çıkan Kumato domatesinde bulunan likopen, bazı kanser türleri ve birçok hastalığa iyi geliyor.

Kahverengi görüntüsü ve eşsiz lezzetiyle dikkat çeken Kumato domatesi, Türkiye'de ilk kez Antalya'da üretildi. Dünyanın önemli tarım şirketlerinden Syngenta'nın pazara sunduğu Kumato, Uzmanlar Seracılık tarafından Antalya'da ormanlık alan içerisinde oluşurulan 30 dekarlık serada doğal tarım yöntemleri ile üretiliyor.

1970'li yıllarda İspanya'da Luis Ortega adlı bir genç tarafından keşfedilen ve dünyada sadece 11 firmanın üretimini yaptığı Kumato'nun Antalya'daki seralarda bu yılki üretim hedefi ise 400 ton olarak açıklandı. Görüntüsünün yanı sıra, lezzeti ve aromasıyla da alışılmış kırmızı domatesten oldukça farklı olan Kumato, süpermarket reyonlarında kilogramı 4 TL'den satışa sunuluyor.

GDO'ya ihtiyacımız var mı?

Genetik çeşitlilik bakımından zengin olan ülkemizin GDO'lu ürünlere ne kadar ihtiyacı var?

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Arslan, Türkiye’nin, sahip olduğu iklim sebebiyle genetik çeşitlilik bakımından zengin bir ülke olduğunu, Türkiye’de 11 bin çeşit bitkinin bulunduğunu söyledi.

Gaziantep Fitnet Nuri Tekerekoğlu Anadolu Lisesi tarafından Gaziantep Ticaret Odası toplantı salonunda "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)" konulu konferans düzenlendi.

Arslan, konferansta, giderek çevre koşullarının farklılaşması, ısınması ve beraberinde kuraklığın ciddi bir probleme neden olduğunu, bu nedenle giderek artan nüfusa ve açlığın önüne geçilmesi için daha zengin bir beslenmenin sağlanması amacıyla çeşitli bitkiler yetiştirildiğini belirtti.

Yaz aylarında nasıl beslenmeliyiz?

Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Zuhal Güler Çelik yaz aylarında nasıl beslenilmesi gerektiği ile ilgili bilgi verdi.

Beslenme birçok insan tarafından açlık duygusunun bastırılması ve canının istediği yiyeceklerin yenmesi veya içilmesi olarak algılanmaktadır. Oysaki beslenme, vücudun büyümek, yenilenmek ve varlığını sürdürebilmek için gerek duyduğu bütün besin öğelerini yaş, cinsiyet ve hareketine uygun miktarda alıp kullanmasıdır.

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte temel besin ihtiyacındaki değişmelerden ziyade vücudun sıvı ihtiyacında bir artış ve daha az yağlı yemeklere doğru bir yöneliş başlamaktadır. Havaların sıcak olması sıvı ihtiyacımızın bir kısmını da karşılayabileceğimiz meyvelere doğru bizi yönlendirmekte. Ama şuda unutulmamalıdır ki yaza özgü verdiğimiz doğru beslenme kuralları aslında tüm yaşamımızdaki beslenmemizi belirlememiz gereken şekildedir.

Kırmızı Etin Fazlası Gözlere Zararlı

Melbourne Üniversitesi tarafından yapılan son araştırmalar gereğinden fazla kırmızı et tüketiminin Sarı Nokta Hastalığı’nı (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu) artırdığını gösteriyor. Buna karşılık sebze ağırlıklı beslenme ise bu riski azaltıyor.

Avusturalya’da 7 bin kişi üzerinde yapılan araştırmada, kişilerin 8-10 yıl boyunca yemek yeme alışkanlıkları incelendi. Yapılan araştırma sonucunda, haftada 10 defadan fazla kırmızı et tüketen kişilerin, 5 kereden daha az yiyenlere oranla sarı nokta hastalığına yakalanma riskinin yüzde 47 daha fazla olduğu ortaya çıktı.

'Sarı Nokta’ya karşı en fazla koruyucu özelliğe sahip besinleri ise sebze ve meyveler oluşturuyor. Koyu yeşil lifli sebzeler, antioksidan özelliği ve güçlü lutein içeriği ile sarı noktaya karşı koruyabiliyor.

Meyve Yerken Dikkat ! Sınırı Aşmayın..

Vitamin ve saglık deposu Meyveleri yerken özellikle kilo sorununuz varsa ölçüyü kaçırmayın ..

MUSCLE & AND FITNESS dergisinde ki habere göre meyvelerin içinde bulunan glisemik asit hakkında bilgiler

NİÇİN KÖTÜ: Meyveler, doğal bir şeker olan fruktoz içerir. Dolayısıyla meyve tüketimi vücut yağlarını yakmanıza engel teşkil edebilir.

NASIL KÖTÜ: Vücudumuz fruktozu doğrudan bir yakıt olarak kullanamaz. Furuktozon öncelikle karaciğere gidip glikoza dönüşmesi gerekir. Meyvenin çoğunlukla kandaki glikoz ve insülin seviyelerini hızlı arttırmayan, düşük derecede glisemik bir karbonhidrat olmasının sebebi de budur. Eğer karaciğer glikojen ile dolu ise, gelen furuktozu glikoza değil, yağa dönüştürür.

Terbiyeli et kanser yapmıyor

Bilim adamları, mangal yapmadan önce eti baharatlarla terbiyelemenin kanser riskini önemli ölçüde azalttığını duyurdu.

İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, ABD'deki Kansas Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, mangalda pişirilen etlerin kısa sürede yüksek dereceli ısıya maruz kaldığına ve kanserojenik etki gösteren heterosiklik amin (HCA) moleküllerinin oluştuğuna dikkati çeken bilim adamları, eti çeşitli baharatlarla terbiyelemenin bu riski büyük ölçüde azalttığını bildirdi.

Kimyon, kişniş, Çin zencefili, rozmarin ve zerdeçal gibi baharatların HCA oluşumunun azalmasındaki rolünü araştıran bilim adamları, özellikle rozmarinin bu konuda oldukça etkili olduğunu ortaya koydu. Bilim adamları, baharatların HCA oluşumunu yüzde 40 oranında düşürdüğünü, bunun da doğrudan ateşe maruz kalarak pişmiş etlerden kaynaklanan kanser riskini azalttığını belirtti.

Dikkat! yaz meyveleri diş sağlınızı etkiliyor

Konu mevsimlerden yaz olunca; karpuz, şeftali ve kayısı gibi yaz meyvelerini es geçmek olmaz. Ancak dişler için yaz meyvelerini dikkatli tüketmek gerekiyor.

Bahara özellikle de yaz mevsimine geçişlerde vücut direnci düşüyor. Vücudun savunma mekanizması zayıflığında ağızda yaşayan bakteriler çoğalarak, dişetlerinde enfeksiyon yaratıyor. Buna ek olarak mevsim meyvelerinin tüketiminin artması, zaten bol asitli olan bu gıdaların da katkısıyla ağzın iç bölgesinde asitlerin çoğalmasına yol açıyor.

DİŞİ TEMİZLEYİN!
Ağızda asit oranı çoğalınca bakteriler, hemen harekete geçiyor ve dişlerdeki iltihaplanma oranını yükseltiyor. Dolayısıyla bu dönemde diş fırçalama konusu daha da ön plana çıkıyor. Ağızdaki asitlerle başa çıkabilmek için dişleri fırçalamanın yanı sıra, gargara ve diş ipiyle de temizlik yapılması gerekiyor.

Vücudu temizleyen doğal ilaç; kiraz

Kirazın böbrek dostu olduğunu belirten Prof. Dr. Turan Karadeniz, kanı ve vücuttaki zehirli maddeleri de temizlediğini söyledi.

Kirazın birçok sağlık faydasının olduğunu belirten Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Karadeniz, en önemli özelliğinin 'böbrek dostu' olması olduğunu söyledi. Prof. Dr. Turan Karadeniz, "Kiraz, idrar söktürücü özelliğiyle böbreklerin dostudur. Ayrıca vücudu zehirli maddelerden temizliyor. Kiraz ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor. Ayrıca yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olduğu biliniyor. Vücuttaki fazla suyun atılmasıyla dolaylı olarak zayıflamaya yardımcı oluyor" dedi.

Bu gıdalar gerçekten hasta ediyor

Salam, sosis ve sıcak sosisli sandviç gibi işlenmiş et yemenin kalp ve şeker hastalığı riskini artırdığı belirlendi.

Harvard Halk Sağlığı Okulu'nda görevli araştırmacılar, salam, sosis, pastırma, sıcak sosisli sandviç ya da çabuk hazırlanan etlerin, kalp hastalığı riskini yüzde 42, tip 2 şeker hastalığı riskini ise yüzde 19 oranında artırdığını buldular.

Circulation isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, işlenmemiş kırmızı et tüketen bireyler arasında herhangi bir risk bulunmadığını belirten araştırmacılar, "Birçok beslenme rehberinin kırmızı et tüketimini azaltılmasını önermesine rağmen, önceki bireysel araştırmalar et tüketimiyle kardiyovasküler ve şeker hastalığı arasında karışık sonuçlar ortaya çıkarmıştı" dediler.

Çocuklarda bakla zehirlenmesine dikkat edin!

Bakla bazı çocuklar için tehlikeli olabilir. Anne-babalar bakla yedikten sonra çocuklarının idrarını mutlaka kontrol etmeli.

Manisa'nın Sarıgöl İlçesi Devlet Hastanesi'nde görevli çocuk uzmanı Dr. Hüseyin Dağ, anne ve babaları uyararak ilkbaharda bolca tüketilen baklanın bazı çocuklar için tehlikeli olabileceğini söyledi.

Dr. Hüseyin Dağ, özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinin önemli gıda maddesi bakladan kaynaklanan hastalığın adının ‘Favizm’ olduğunu hatırlattı. Dr. Dağ, kısa adı ‘G6PH’ olan bu rahatsızlığın, bakla yedikten sonra alyuvarların parçalanması ile meydana gelen kansızlık olduğunu kaydetti. Rahatsızlığın bulgularının 48- 96 saat arasında kendini gösterdiğini belirten Dr. Dağ, “Kandaki hemoglobin ve hematocrit değerlerinin düşmesi hayati fonksiyonları etkiler. Geç kalındığında kalp yetmezliğine ve ölümcül vakalara neden olmaktadır” dedi.

Dondurmadan zehirlenmeyin

Sağlıksız koşullarda üretilen dondurmalar ciddi sağlık sorunlarına ve zehirlenmelere neden olabiliyor.

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gaip Ekuklu, dondurmanın besleyici özelliğinin yanı sıra sağlıksız üretilmesinin önemli sağlık sorunlarına yol açabilecek bir gıda olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"İçindeki mineraller ve vitaminlerle zengin ve besleyici olan dondurma üretim koşullarının sağlıksız ve kurallara uygun olmaması durumunda önemli sorunlara neden olabilir. Bu nedenle sağlıklı koşullarda üretilen, ambalajlanan, taşınan, saklanan ve korunan dondurmanın tüketilmesi çok önemlidir. Gelişen besin teknolojisiyle birlikte üretim aşamasındaki riskler azalmakla birlikte taşınma ve saklama hala önemli sorun durumundadır. Üretim aşamasındaki en önemli konu sağlığa uygun koşullarda ve pastörize edilmiş sütten dondurma üretimidir. Burada temel neden dondurma yapımında kullanılan sütün mikroorganizmalar için iyi bir üreme ortamı olmasıdır. Dolayısıyla pastörizasyon bu riski ortadan kaldırmaktadır."

Kolestrolü düşürecek 3 yiyecek

Archives of Internal Medicine adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, içeriğinde bitkisel protein, mineraller, çinko, kalsiyum, vitamin, antioksidan ve magnezyum bulunan bu kabuklu 3 kuru yemiş insan sağlığı için son derece faydalı.

Badem, fındık ve cevizin kolesterol oranının düşmesine katkı sağladığı bildirildi.

Archives of Internal Medicine adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, içeriğinde bitkisel protein, mineraller, çinko, kalsiyum, vitamin, antioksidan ve magnezyum bulunan bu kabuklu 3 kuru yemiş insan sağlığı için son derece faydalı.

Enerji Veren Sihirli Besinler...

Bitkin hissettiğiniz anlarda sihirli yiyecekler imdadınıza yetişebilir! Yorucu şartlarda kendinizi iyi hissetmeniz için sağlık reçeteleri bu yazımızda...

Soğan: Soğanın içerisinde yer alan aliin maddesi vücutta kan akışını hızlandırır, nabzımızı düzenler. Vücudumuzdaki bu değişimler bizim kendimizi daha genç hissetmemizi sağlar.

Sarımsak: Yüzyıllardır Avrupa'dan Mısır'a eski Roma'dan Çin'e ve Japonya'ya kadar birçok ülkede tedavi amaçlı kullanılan sarmısak mide asidini düzenler sindirime yardımcı olur ve kan akışını hızlandırır.

Safran: İçerdiği maddeler sayesinde derinin kendini yenilemesini hızlandırır sağlıklı ve canlı bir görüntüye sahip olmamızı sağlar.

İşte 12 Mucize Gıda!...

Kilo sorunu, depresyon, gibi daha birçok problemle savaşmak için bitkisel çözümler.

Mantar: Meme kanserinden korur. Günde 10 gram mantar riski yüzde 64 azaltır.

Kivi: Felci önler. Günde 2 kivi, her gün bir aspirin almakla aynı etkiye sahiptir.

Kırmızı Biber: Eklem ağrılarını dindirir. Capsaicni maddesi acıyı azaltır.

Tavuk: Gözler güçlendirir. Haftada üç kez yemek gözlerde yaşlanma etkisini azaltır.

Soğan: Kemikleri güçlü tutar. Kalsiyumun kemiklerde tutulmasını sağlar.

Somon: Depresyonla savaşır. Omega 3 yağları bu etkiyi sağlar.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16