Bebeginize GDO lu yiyecekler yedirmeyin!!

Ziraat Mühendisleri Odası (ZDO), Türkiye’ye getirilmek üzere Arjantin’den yola çıkan GDO’lu soya yüklü gemi haberlerinin ardından yaptığı açıklamada Türkiye’ye, ağırlıklı olarak mısır, soya ve pamuk olmak üzere, ABD ve Arjantin’de üretilen GDO’lu ürünler girdiği belirtilerek, bunların bebek maması da dahil marketlerde satılan bir çok işlenmiş ürünün hammaddesini oluşturduğu belirtti.

Biberiyenin faydaları

Bütün ilkbahar ve yaz boyunca soluk-mavi renkli çiçekler açan, 1-2 m yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. Gövdeleri dik ve çok dallıdır. Yaprakları mızrak gibi, etli ve yeşil renklidir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: İstanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.

Yaprakları ile bundan elde edilen yağı kullanılır. Yaprakları ve çiçekli dallar yaz mevsiminde toplanır ve açık havada kurutulur.


Mutfağımızdaki tehlikeli noktalar

* Raf sistemlerini gözden geçirin: Her zaman kullandığınız mutfak gereçleri, kolay erişilebilen yükseklikteki raflarda saklanmalıdır. Rafların üst katlarına ulaşmak için tabure veya iskemle yerine dengeli bir mutfak merdiveni kullanılmalıdır.

*Temizlik malzemeleri ve ilaçlara dikkat: Çocuklar ve evcil dostlarımız için tehlike oluşturacak maddeleri onların erişemeyeceği yerlere koyun. Bu tip malzemeleri su şişesi, içecek şişeleri gibi kaplarda saklamayın.

Yiyeceklerimizin vitaminini nasıl koruyabiliriz?



Yediğimiz besinlerden farklı vitaminler alırız ve bu vitaminler bizim sağlıklı yaşamamızı sağlar. Peki bu besinleri yerken o vitaminleri alabiliyormuyuz? Hayır. Çünkü bazı besinleri çiğ yiyerek, bazılarını pişirerek, bazılarının kabuklarıyla yiyerek vb. yöntemlerle almamız gerekiyor. Bunları bilmezsek o besinde bulunan vitaminden yararlanamamış oluruz.


İşte yiyeceklerdeki vitaminleri korumak için birkaç ipucu:

1. Aşırı pişirmeyin.
2. Sebzeleri haşlarken suda çözünen vitaminlerin önemli miktarı haşlama suyuna karışır. Bu suyu atmayın, çorbalarda veya yemeklerinizde kullanın. Sebze ve meyveleri çok az suyla haşlayın.
3. Kızartmak ve fırında pişirmek, vitaminlerin neredeyse tamamen yok olmasına yol açar.
4. Sebze ve meyvelerin vitamin içeriğinden maksimum şekilde yararlanmak için en doğru yöntem, çiğ veya buharda az pişirerek yemektir.

Karpuzun iyisini nasıl seçmeliyiz?

Yaz sıcağında en lezzetli serinleme yollarından biri olan karpuzun; kanser türlerine karşı etkisinin yanısıra kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine de yardımcı olduğu bildirildi.

ANTİOKSİDAN ÖZELLİĞİ VAR
Karpuzun, bol miktarda C vitamini ve antioksidan özelliği ile çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan Beta karoten içerdiğini belirten uzmanlar, içerdiği yüksek potasyumun da kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olduğunu vurguladı.

Uzmanlar, aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenleyen ve bağırsak kanserini önlemede rol oynayan karpuzun çekirdeklerinin de, içinde bulunan Cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olduğunu kaydetti.

KARPUZ NASIL SEÇİLMELİ
Uzmanlar, yağ ve kolestrol içermediğinden ve kalorisi de düşük olduğundan yaz aylarında yapılan diyetlerde

Lezzetli çay nasıl demlenir?

İşte sofraların vazgeçilmez içeceğini daha lezzetli hale getirmenin püf noktaları.

Bugüne kadar birçok faydası keşfedilen ve başlıca içeceklerimiz arasına giren çayın, iyi demlenmemesi halinde flavonun (bitkisel molekül) yapısında meydana gelecek hasarlar sonucu birçok faydasını kaybedebileceği bildirildi.

Bitikler konusunda araştırma yapan Nusaybin Devlet Hastanesi'nde görevli Dâhiliye Uzmanı Dr.Rıfat Bozalan, çayın kaynamış su ile hemen demlenmemesi gerektiğini ifade etti. 95 derecede flavonların özeliklerini yitirebildiğine dikkat çeken Dr. Bozalan, bu nedenle çayın 95 derece altındaki su ile demletilmesini ve demin asla kaynatılmaması gerektiğini söyledi.

Çayın, içinde bol miktarda flavon içeren yararlı bir bitki olduğunu aktaran Dr. Bozalan, doğru demlenmiş çayın içindeki flavonu muhafaza ettiğini hatırlattı. Flavonların atar damar ve toplardamar yüzeylerinin pürüzsüz kalmasını sağladığını dile getiren Uzman Dr. Bozalan, "Yani bir anlamda damar tıkanmasını önler. Flavonlar ayrıca böbrekte idrarın süzüldüğü tüpçüklerin sağlığının korunmasında ve kan kolesterolünün düşürülmesinde önemli role sahiptirler. Flavonların çoğu pişirme ya da kaynatma sırasında (95 derece ve üzerinde) özeliklerini kaybederler.

Hiç çaylı dondurma yediniz mi?

Yaz mevsiminin vazgeçilmezleri arasında yer alan dondurmada, ÇAYKUR’un özel bir pastane ile anlaşarak 2 yıl önce üretmeye başladığı yeşil ve siyah çaylı dondurma, tüketiciler tarafından beğeniliyor.

ÇAYKUR Genel Müdürü Ekrem Yüce, dondurmanın her türde aromalısının olduğunu, bunun yanında çaylı dondurma da olabileceği düşüncesiyle, bu yönde bir pastane ile çalışma yaptıklarını söyledi.

İlk defa 2 yıl önce başladıkları yeşil ve siyah çaylı dondurmaya vatandaşların oldukça ilgi gösterdiğini vurgulayan Yüce, “Çay vitamin ve mineral yönünden oldukça zengin. Çaylı dondurma ile vatandaşlarımız yaz aylarında hem çayın, hem de dondurmanın tadına varıyor” dedi.

Çaylı dondurmayı üreten pastanenin sahibi Muhammet Bostan ise pastanelerinde vanilyalı, kakaolu, kivili gibi pek çok çeşit dondurma ürettiklerini belirterek, “Bunların yanında 2 yıl önce yeşil ve siyah çaylı dondurma üretmeye başladık. Çok iyi ve güzel bir ürün ortaya çıktı. Tadı oldukça güzel. Vatandaşlar da oldukça ilgi gösterdi.

Madrid’de Türk simidi

İspanya’da yaşayan Türk girişimci Rıza Gümüş, bu ülkede simit satmaya başladı.

Sadece 4 bin civarında Türk’ün yaşadığı İspanya’da döner kebap ve baklavadan sonra Madrid kafelerinde satılan “Türk simidi” İspanyolların ilgisini çekiyor.

6 yıldır İspanya’da yaşayan, Türk restoranı sahibi Rıza Gümüş, simit satma fikrini rüyasında gördükten sonra gerçekleştirdiğini belirterek, eşiyle birlikte kendi restoranında 25 gün önce simit yapmaya başladığını kaydetti.

Madrid’deki Türk ve İspanyol kafelerine simit dağıtan Gümüş, şunları söyledi:
“İlk gün 20 simit sattım. Daha sonra her gün 5-10 artmaya başladı. Şimdi günde 200’e yakın satıyoruz. Öncelikle Türklere, büyükelçiliğe ve NATO merkezinde görev yapan Türk komutanlara vermeye başladık. Şimdi İspanyollara da veriyoruz. Ben simidin İspanya’da geleceği olduğuna ve çok güzel satılacağına eminim.”

Susamı ve pekmezi Türkiye’den getiren, unu İspanya’dan alan Gümüş, simidin tanesini perakende 1 avro, toptan 80 sentten satıyor. Kafelerde ise simidin fiyatı şimdilik 1 avro 50 sent.

Krize teselli "çikolata"

Küresel ekonomik kriz, tüketicileri daha düşük maliyetli lükslere yöneltti. Anlaşılan o ki, kriz ortamında hayat güçleştikçe gitgide daha çok insan teselliyi çikolatada arıyor.

İsviçre’nin başlıca üretim kollarından çikolata sektörü büyüme eğiliminde. Üreticiler 2008 yılında hem satış miktarında hem de ciroda artış olduğunu, eğilimin 2009’da da sürdüğünü söylüyor. İstatistikler de İsviçre çikolatasının hem içeride hem dünya genelinde satış rekoru kırdığını doğruluyor.

İsviçre Çikolata Üreticileri Derneği (Chocosuisse) Başkanı Franz Urs Schmid, durumdan çok memnun olduklarını belirtiyor.

Bunun bir açıklaması, çikolatanın içerdiği ve mutluluk hormonu olarak adlandırılan seratoninin salgılanmasını kolaylaştıran maddeler olabilir. Anlaşılan o ki, kriz ortamında hayat güçleştikçe gitgide daha çok insan teselliyi çikolatada arıyor.

Bir İsviçreli tüketici, “Ufacık bir parça çikolata bile iyi hissettiriyor ve bu hissin kolay ödenebilir bir bedeli var” diyor. Bir diğeri, çikolatayı tükettiği gıda gruplarının içinde özel bir yere koyduğunu ve başka harcamalarında kesintiye gitse de, çikolataya para harcamaya çalışacağını söylüyor.

Sizce Maden suyu mu, Soda mı?

Halk arasında soda ve maden suyu eş anlamlı kullanılmasına rağmen ikisi birbirinden farklıdır. Peki iki içeceğin farkı ve faydaları nedir?


Halk arasında her ne kadar soda ve maden suyu aynı olarak bilinse de her ikisi farklı içeceklerdir. Kısaca aralarındaki farkı söylemek gerekirse biri yapay diğeri ise doğal bir üründür. Bazen rahatlamak bazen de su ihtiyacını gidermek için kullandığımız bu içecekleri zaman zaman tüketmekteyiz.

Tüketmiş olduğumuz bu içecekleri ilk önce tanıyalım;

Maden suyu: Jeolojik ve fiziksel olarak koruma altında tutulan yeraltı sularından kuyu açılarak veya kaynaktan doldurularak elde edilmiş, çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 ppm'den daha az olmayan sulardır. Çözünmüş mineral tuzları, elementler ve gaz içeren madensularını diğer sulardan ayıran özellik, kaynağından elde ediliyor olmasıdır.

Hanımların Mutfaktaki yanlış inanışları

Ev hanımlarının mutfaktaki yanlış inanışları sağlığı tehdit ediyor.

Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksekokulu’nda görevli Uzman Diyetisyen Habibe Şahin, konuya ilişkin açıklamasında, ev hanımlarının yemek pişirmede ve diğer yiyeceklerin hazırlanmasında yaygın olarak uyguladıkları birçok alışkanlığın, sağlık açısından yanlış olduğunu belirtti.
Mutfaktaki yanlış inanışların, gıdaların özelliğini yitirmesine ve vitamin kayıplarına neden olduğunu kaydeden Şahin, şu bilgileri verdi:

Ev hanımları sebzeleri genelde doğradıktan sonra yıkarlar ancak, doğrandıktan sonra oksijen ile temas eden sebzelerde C vitamini kaybı olur.
Baklagillerin ıslatma suları dökülür. Halbuki baklagillerdeki B vitamini ıslatmada kullanılan suya geçer. Bu sular, dökülmemeli yemeğin pişirilmesinde kullanılmalıdır.

Balık mutlu eder.


Ağırlıklı olarak balıkla beslenen toplumlarda, et ve sebze ağırlıklı beslenenlere kıyasla ortalama yaşam süresinin daha uzun olduğu, insanların daha çok fiziksel direnç gösterdikleri belirlendi. Uzmanlara göre işin sırrı, tuzlu su balıklarının etinde bulunan Omega-3 yağlarından kaynaklanıyor. Genetik beslenme uzmanlarının yaptığı araştırmaya göre, Omega-3 yağları total kolesterol seviyesini düşürüp kalp-damar sisteminin daha iyi çalışmasını sağlıyor.

Omega-3 yağlarının, kalp-damar sistemi üzerindeki koruyucu etkilerinin 6 hafta boyunca günde 100 gram balık tüketimiyle kendini gösterdiği belirtiliyor. ABD'li genetik beslenme uzmanı Doktor Artemis Simopoulos, Omega yağlarının enfeksiyonlara karşı vücudun savunma sistemini güçlendirdiğini, beyin ve hücre gelişimine katkıda bulunduğunu belirterek, "Eğer yaşlanmayı yavaşlatmak istiyorsanız Omega-3'ü artırmanız gerekir" diyor.

Ihlamur balı kolay bulunmaz.


Yalova'da üretilen ıhlamur balı Türkiye piyasasında olduğu kadar yurtdışında da rağbet görüyor.Türkiye'de sadece Artvin ve Yalova'da ağırlıklı olarak üretilen ıhlamur balı iç ve dış piyasada adeta kapışılıyor. Kilosu 25-30 milyon arasında değişen bal, birçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.

Yalova dağlarında bulunan ıhlamur ağaçlarının çevresine bahar aylarında yerleştirilen kovanlardaki milyarlarca arının ıhlamur çiçeklerinden topladığı nektardan oluşan bal, rengi ve aromasında da farklılık taşıyor. Normal bala nispetle daha koyu ve kıvamlı olan ıhlamur balını üretmenin zor olduğunu söyleyen arıcı Naci Yıldız, "Bu bal kanserin önlenmesinde insan metabolizmasına destek veren bir özelliğe sahip. Yine birçok hastalığın tedavisindede kullanılıyor.

Tercihimiz "Fındık Yağı"


İngiltere Lincoln Üniversitesi Gıda ve Biyokimya Bölümü öğretim görevlisi ve Fındık Araştırma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Celalettin Alaşalvar, fındık yağının, piyasada bulunan diğer yağlardan daha kaliteli olduğunu savundu. Doç. Alaşalvar, tombul fındığın içinde bulunan Oleic asit, E vitamini ve kalsiyumun insan sağlığına son derece faydalı olduğunu da bildirdi.

Giresun Meslek Yüksek Okulu (MYO) Fındık Eksperliği Bölümü öğrencilerine konferans veren Doç. Dr. Celalettin Alaşalvar, yaptıkları araştırmalar sonucunda, en kaliteli fındığın, Giresun'a has tombul fındığın olduğunun ortaya çıktığını kaydetti. Tombul fındığın içinde bulunan Oleic asit, E vitamini ve kalsiyumun insan sağlığına son derece faydalı olduğunu söyleyen

Çayın bilmediğimiz faydaları

ABD'li diyetisyen sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çayın yararlarını ortaya çıkardı.

ABD’li diyetisyen Mark Ukra’nın dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çayın yararlarını anlattığı Çay Diyeti kitabına göre kırmızı etin kanser riskini azaltmanın en iyi yolu, pişirmeden önce çayda bekletmek. Alkolden önce içilen çay da akciğerin zarar görmesini engelliyor.

Amerikalı beslenme uzman Mark Ukra’nın yazdığı Çay Diyeti (The Ultimate Tea Diet)) isimli kitap, başta ABD olmak üzere tüm dünyada büyük ilgi gördü. Adı Dr. Çay’a çıkan Çin asıllı Ukra’nın ailesi 200 yıldır çayla uğraşıyor. Çay ile ilgili bilim dünyasının yaptığı tüm araştırmaları inceleyen bu kitapta toplayan Dr. Çay’a göre, Türk kültüründe büyük yeri olan çayın faydaları saymakla bitmiyor.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16