Nedir bu iftar yemeği çılgınlığı


İslâm dini lüksü, israfı, gösterişi yasaklar. Yüce Allah bu konuda inananları Kur'an-I Kerim'de sık sık uyarır.

Şimdi, bu uyarıları hatırlayalım önce;

Allah;

Furkân Sûresi’nin 67. ayetinde;

“Onlar harcadıklarında; ne israf, ne de cimrilik ederler.

Onların harcamaları; israf ile cimriliğin arasındadır ve dengelidir.”

A’râf Sûresi’nin 31. ayetinde de;

“Ey Ademoğulları!

Her ortamda güzel ve temiz giyinin.

Allah’ın size helal kıldığı nimetleri yiyin için.

Fakat asla israf etmeyin.

Çünkü o, israf edenleri sevmez.”

Diye inananları uyarıyor.

Bunlar israf ve gösterişten, Yüce Allah’ın nefret ettiğini ortaya koyan çok sayıdaki ayetten sadece ikisidir.

Allah’a inanan,

Son dinin İslam dini olduğuna iman eden,

Hz. Muhammed’in (S.A.V) son peygamber olduğunu kabul eden herkesin, Allah’ın emir ve yasaklarının tamamına uyması gerekir.

Yani bir kısmına uyup, bir kısmına uymamak olmaz.

Bu nedenle de Allah israfı sevmiyorsa, israftan kaçınmak zorundayız.

Bunları neden mi yazıyorum?

Söyleyeyim,

Lüks otellerde verilen iftar ziyafetleri beni çok rahatsız ediyor da ondan.

Masamda, bu akşama ait 3 tane iftar davetiyesi var.

Yarın akşam için de 4 tane davet var.

Diğer günlerde de devam ediyor bu davetler.

Şimdi bu satırları okuyup da;

“Adamlar davet etmişler, gitmezsen gitme bize ne?” diyenler çıkabilir.

İyi de ben bu iftar yemeği yarışından rahatsızım.

Birileri artık buna “dur” demeli.

Lüks otellerde ve lokantalarda o yemekleri zaten her zaman yiyenlerin davet edildiği, bu davetlerden bıkan ama gitmek zorunda olanlara, artık iftar yemeği kimse vermesin.

Bakın bir inceleme yapalım önce.

Bana gelen davetlerin büyük çoğunluğu lüks lokanta ve otellerde.

Buralarda bir kişilik yemeğin bedeli kaç lira?

Söyleyeyim, listeye göre değişiyor.

Bursa için 40 lira ile 75 lira arasında fiyatlar var.

İstanbul’da ise fiyatlar 150 hatta 200 lirayı buluyor.

Bir oruçluya iftar ettirmek büyük sevap.

İyi de İftar ziyafetlerinin;

Mütevazı, orta halli olması gerekmiyor muydu?

Yoksa amaç davetlilerin;

“Yahu ne muhteşem iftar ziyafetiydi” demeleri mi?

Bu doğru bir şey mi peki?

Değil elbette.

Dün akşam katıldığım iftar yemeğine gelenleri inceledim.

Orada ihtiyaç sahibi hiç kimseyi göremedim.

Dahası davette gördüklerimin büyük bölümünü önceki akşamlarda da başka davetlerde görmüştüm, hatta birçoğuyla aynı masada oturduk.

Bir tespitim daha var.

Büyük çoğunluk o yemekte olduğu için hiç mutlu görünmüyordu.

Peki, ne yapmalıyız?

Yapılacak şey belli.

O yemeğe harcanacak paraları, bir yemek firmasına verecekseniz.

O firma da, Bursa’da yoksul ve yardıma muhtaçların bulunduğu yerlerde dağıtacaklar sizin adınıza iftar yemeklerini.

Ayrıca bu yemekleri veren şirket yöneticileri ve başkanlar vs. her akşam bir fakirin evine gidecekler iftarlarını orada açacaklar.

Yoksa o lüks lokantalardaki, sadece iftar tabağı ile bile 3 kişi doyar.

Geriden gelen çorba, ara sıcak, ana yemek, tatlı ve meyve.

Bunlar bir kişiyi değil, birkaç kişiyi iftar ettirir.

Zaten oruçlu olan midelere o yemekler fazla geliyor.

Tabaklar yarı yarıya dolu geri gidiyor.

Yani ne oluyor?

Ne olacak,

Hayır yaparken israf oluyor.

Yani sevap yerine günah kazanılıyor.



yazan :İbrahim ÇOBAN